Mutfak aşkım ve Kinoalı Salata Tarifi

0

Mutfakla ilişkim aslında enteresan bir şekilde başladı. Nedense mutfakta geçirilen zamanı vakti kaybı olarak gördüğüm için tutabildiğim kadar kendimi mutfaktan uzak tutmaya çalıştım. İş böyle olunca da genelde yemekleri dışarıda yiyordum. Ta ki 35. yaş günüme kadar. Doğum günü partime en sevdiğim dostlarımdan birisi, sevgili akıl hocam ilginç bir paket ile geldi. Paketi merakla açtığımda içinden bembeyaz seramik bir bıçak çıktı. İnsanın doğum gününde bir bıçağın hediye olarak gelmesi biraz garip geliyor, bir de mutfakla alakasız bir insan olduğum bilindiği için herkes de şaşırdı bu hediyeye. Sevgili dostum hediyesiyle birlikte benden bir ricada bulundu, haftada üç kez benden evde yemek yapmamı istedi. Ben işi biraz şakaya aldım ama içimden de acaba yapabilir miyim diye de düşünmeye başladım. Başkası söylese dinlemezdim, zaten o zamana kadar da dinlememiştim.

Bıçak belki günlerce çekmeceden dışarı çıkmadı. Bir gün evde sıkılıp acaba ne yesem diye düşünürken bir şeyler yapmayı denemek istedim. Ve işte mutfak ile olan aşkımız da böyle başladı. O günden sonra da hiçbir zaman sadece karnımı doyurmak için mutfağa girmedim, hiçbir zaman yemek yapıp bir an önce oradan çıkmak için de mutfağa girmedim, mutfağa girdiğimde zihnimde ne varsa onu yanımda getirmeden sadece her ne yaparsam yapıyor olayım ona odaklandım. Şimdi özellikle çorba, salata ve sebze yemekleri yapmaya bayılıyorum. Yaptığım her şeyi içimden gelerek, severek, hissederek ve bütünleşerek yapıyorum. Hani derler ya yaptığım yemeğe sevgimi katarak yapıyorum, benim için de mutfakta bir şeyler yapmak o anlama geliyor. Elime aldığım sebzelere dokunuyorum, kokluyorum, tadına bakıyorum, hissediyorum. Sonra da her şeyi akışına bırakıyorum. Ortaya her zaman muhteşem şeyler çıkmıyor belki ama denemeyi bırakmıyorum. Yemek yapmak hem yaratıcılığını geliştiriyor, hem görsel zevkinizi hem de damak tadınızı geliştiriyor. Ve en önemlisi de yaşadığınız anı size hissettiriyor. Sizi zihninizden uzaklaştırıyor, sadece anda kalmanıza fırsat veriyor. Artık dışarıda yemek yerken çok daha seçiciyim. Zaten sağlıklı yemeye odaklı olduğum için de konsept olarak buna uygun yerlerde yemeyi tercih ediyorum. Ayrıca görsel ve lezzet olarak ta bana hitap etmeli.

Çok mu şey istiyorum dersiniz? Ama bence yemek aşk ile yapılmalı ve yenmeli.

Ara sıra kaçamaklar olmuyor mu muhakkak ki ama dengelemek senin elinde.
Bugünde malum Bayram günü olup biraz fazla kaçırınca akşamı kinoalı bir salata ile kapatmak istedim.

Neden Kinoa?
Kinoa hem çok doyurucu hem de iyi bir protein kaynağı. Spor yapanlar için, zayıflamaya çalışanlar için kesin tavsiye ediyorum. Metabolizma hızlandırıcı bir etkiye de sahip. Düşük glisemik indeksi ile kan şekerinizi de dengeliyor. Magnezyum, demir, vitamin B, vitamin D gibi bir çok vitamini içermesinin yanı sıra antioksidan açısından da oldukça zengin bir besin. Ayrıca gluten içermiyor, ama yine de alırken paketini incelemenizi öneririm.

Kinoa salatasını çok değişik malzemeler kullanarak yapabilirsiniz. Ben bu sefer ıspanaklı yaptım. Gayet nefis oldu. Hem doyurucu hem besleyici. Size de denemenizi öneririm. Spordan sonrası için oldukça iyi bir seçenek. Bakalım sırada ne var?

Kinoa

Malzemeler (1 kişilik)
• 1/2 bardak kinoa
• 1.5 bardak su
• 1 demet ıspanak
• 1 salatalık
• 7-8 adet cherry domates
• 1 orta boy kırmızı biber
• 1 orta boy yeşil biber
• 1 limon
• 1 çorba kaşığı zeytin yağı
• 1 çay kaşığı tuz
• 1 kaşık sirke

Kinoalı salata

Hazırlanışı :
• Kinoayı güzelce yıkadıktan sonra pişirme kabına alıp 1.5 bardak su ile suyunu çekene kadar pişiriyoruz. (yaklaşık 10-15 dak)
• Diğer taraftan salata malzemelerimizi doğrayıp salata kabımıza alıyoruz.
• Tuz, limon suyu, sirke ve zeytinyağı ile de salata sosumuzu hazırlıyoruz.
• Soğuyan kinoalarımızı salata malzemelerimizle karıştırarak üzerine de sosumuzu ilave ederek afiyetle yiyoruz.

Bol sağlıklı günler 🙂

Share.

About Author

Leave A Reply