Hoşgeldin Ağustos ve Anne Tarifi ile Ev Yapımı Limonata

2

Ne zamandır bloğuma bir yazı koymadığımı fark ettim. Hatta kendim bile değil sevgili arkadaşım Zeynep’in uyarısıyla. iyi ki sizi sizin kadar düşünen arkadaşlarımız var hayatımızda.

Ülke olarak zor bir dönemeçten geçtiğimiz bu günlerde zamanın bu kadar hızlı bir şekilde akıp gittiğinin farkına varamadım. Bu zor bir sınavdı Türkiye için. Büyük bir deprem yaşandı şimdi de artçıları yaşamaya devam ediyoruz. Her güne yeni bir gündem ile başlarken günlük yaşamını bunlardan etkilenmeyerek geçirmek için de güçlü bir psikolojide olmak gerekiyor. Zaten mutsuz bir ülke idik şimdilerde gülmeyen yüzlere bir çok negatif duygu daha eklendi. Stres, öfke, üzüntü, nefret, kızgınlık gibi duygular fark etmesek de psikolojimizi ve sağlığımızı olumsuz yönden etkileyen faktörler.

Sağlıklı yaşam konusuna kendisini adamış birisi olarak bu yaşam biçimi sadece spor yapıp iyi besinlerle beslenmek anlamına gelmiyor. Ruhsal olarak ta sağlıklı olmak gerekiyor. Sağlıklı bireyler olabilmek hem güçlü bir psikoloji hem de güçlü bir bedenden geçiyor. Bu yüzden çevremizdeki şartlar nasıl olursa olsun kendimizi olumsuz, bizi ruhsal olarak aşağı çeken duygulardan uzak tutarak pozitif ruh halimizi korumaya çalışmak gerekiyor. Bunu hem kendiniz için hem de etki alanınızda ki insanlar için yapmak gerekli. Eğer siz pozitif bir enerji yayarsanız eşiniz, dostunuz, asansörde selamlaştığınız insanlar, çocuklara yani etkileşimde olduğunuz bir çok insana bu ruh halini yayabilirsiniz. Sevdiğim bir Çin atasözü vardır, ”Eğer yüzünüzde bir gülümseme yoksa bugün dükkanınızı açmayınız.” Karamsar zamanlarda bunu hatırlayarak hayata ve dünyaya daha olumlu bir şekilde bakılabilinmesini ümit ediyorum. Kendinizi daha çok severek başlayın, insanları sevin, ülkenizi sevin, dünyayı ve bu dünyada ki tüm canlıları sevmeye çalışın. Çünkü sevgi yaşadığımız tüm duygular arasında varlığımızın doğasına en yakın olanı ve bu dünyayı daha yaşanır kılmak için en çok ihtiyaç duyulanı.

Tüm yaşananlara rağmen hayatın akıp gittiğini hatırlatırcasına Ağustos ayı da yaz günlerinin artık sonuna geldiğimizi müjdeledi. Bu güzel sıcak günlerde bitmeden bende annemin güzel tarifiyle limonata yapmak istedim. Sürekli tekrarlıyorum ama farklı bir şeylerle uğraşmak insana iyi geliyor. Zihninizden uzaklaşarak daha fazla An’a odaklanabiliyorsunuz. Bana da mutfak bu yüzden iyi geliyor. İnternette bir çok limonata tarifi var ama ben bu tarifi daha pratik ve yapım süresinin kısa olmasından dolayı ve tabi ki içinde annemin yorumu da olduğu için daha çok seviyorum 🙂

Malzemeler
• 6 limon
• 3/4 su bardağı esmer şeker
• 7-8 yaprak nane
• 1.5 litre su
• 1 portakal (Eğer buzluğa sizde benim gibi kıştan portakallarınızı koyduysanız onlardan bir tanesini kullanmanızı tavsiye ederim.)

Yapılışı
Limonları ve portakalımızı iyice yıkayalım. Sonra da küçük parçalar halinde doğrayarak rondodan geçirelim. Bu karışımı bir kaba koyalım, üzerine şeker ilave ederek 5 dakika boyunca iyice ovalım. Üzerine oda sıcaklığında bekleyen suyumuzu da ilave edelim ve iyice karıştıralım. Karışımımızı bir süzgeçten geçirerek sürahiye boşaltalım. İçine nane yapraklarımızı da koyalım ve buzdolabında yeterince soğuttuktan sonra limonatamız içmeye hazır.

Çevrenizden sevdiklerinizin eksik olmadığı bir Ağustos olması dileğiyle.

Share.

About Author

2 yorum

    • Rendeleyip limonları sıkabilirsin de ama rende o kadar vakit alıyor ki, o yüzden kabuklarıyla rondodan geçirmek çok daha pratik 🙂

Leave A Reply